e-tohum Burak Büyükdemir’le İnternet

Mr Bungle – RetroVertigo
16 Haziran günü e-tohum‘un lokomotifi Burak Büyükdemir’le beraber e-tohum Yaz Kampında İnternet ve İnternet Stratejileri hakkındaki dersimizdeki konulardan bazı anladığım ve anlamadığım şeyleri kendimce yazacağım, bakalım nasıl gidecek bu yazı.

Öncelikle kısaca  Burak Büyükdemir’den bahsedelim, 1972 yılında Gölcük’te doğmuştur. Kocaeli Anadolu Lisesini 1990 yılında bitirmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümünü kazanmış ve 1991 yılında Orhan Karakullukçu ödülünü kazanmıştır. Bölümü TÜBİTAK bursu ile okuyarak 1994 yılında birincilikle mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesinde İşletme Yüksek Lisansını 1997 yılında tamamlamıştır. 2000 yılında Columbia üniversitesinde “E-Commerce: Creating Strategic Advantage” konulu yönetici eğitimi programına katılmıştır. Devamı için tıklayın .

İşlenmiş Bilgi ve Tamamiyle Farklı Bir Akıl Sistemi (Kavramsal Çağ)

Eskiden gayet bilgiye dayalı işlerin oluşturduğu sistemlerde, örneğin; maliye,hukuk ve bunun gibi sistemlerde varolan bilgi belli çerçevelerde değişiklik gösterse de kendi yargısı ve işlemesi varolan bilgiye ham haline bağlı şekilde işliyordu. Yeni dönemde ise varolan bilgi sistemleri tamamiyle değişik kişi ve kişilerin ellerinde olacak, daha yaratıcı, daha değişik yapıları inceleyen insanlar ve yeni beyinler göreceğiz, yaratıcılık bu dönemin en önemli unsuru olacak. İnternette bu yeni yapıyla beraber doğru orantılı gelişen bir sistem, her gün yeni bir yazı stili çıkaran veya her gün yeni bir logo ortaya koyan ve bu logoyla ulusal hareketler başlatan insanlar veya size facebook gruplarında her gün yeni bir bilgiyi veren insanlar ortaya çıkacak hatta çıktılar bile. Dönemin cevap vereceği asıl konu ise burada bilgiyi ne şekilde aldığımız değil bu bilgileri nasıl ve ne şekilde işler hale getirecek olmamızdır.

Tarım Çağı, Endüstri Çağı, Bilgi Çağı ve artık yeni girdiğimiz Kavramsal Çağ ile birlikte eski iş modellerinin bazılarının ortadan kaybolduğunu göreceğiz, burada Alvin Toffler’ın III Dalga adlı kitabını da sizlere öneririm.

 

İnternet

İnternet 1961 yılında daha buluş aşamasında, 90’ların ortasına kadar kurumsallaşma ve sonrasında da ticari amaçla kullanılan bir yapı haline geldi, ilk internet mesajlaşması 29 Ekim 1969 yılında  L O harfleri yazılarak ARPANET üzerinden iki kocaman bilgisayar arasında yapıldı, sonrasını biliyorsunuz zaten.

İnternetin gelmesiyle beraber şirketlerin yeni tanımlar kazanması da an meselesi olmaya başladı, yeni iş modelleri, yeni hizmet alanları, yeni ürünler, tamamiyle yeni ve kitlesellikten kişiselleştirilmeye uzanan bir yapıdan bahsedilir hale gelindi.

 

E-ticaret

E-ticaret nasıl bir iştir, kolay bir iş midir sorularına cevaplar almaya başladığımız sırada, çoğu kişinin aklında şunlar da geçiyor olabilir;  her şeyi bilgisayarlar yapıyor, hiç bir maliyet yok ve bu e-ticaret işi baya karlı olmalı  gibi.  Haklı olunsa bile e-ticaretin operasyonel maliyetlerinin düşük olması ve çok az masraflar sayesinde büyük kar marjları bırakıyor olması gözünüzde büyümesin, çünkü herkesin bu alanda bir başarı hikayesi olacak diye bir şey söz konusu değil. E-ticaret gelişiyor,bünyesinde her gün yeni bir e-dükkan ortaya atılıyor ve yeni konseptler ortaya çıkarılıyor ama ne yazık ki bunların  çoğu kendilerini güncelleyip döneme ayak uyduramıyorlar ve bu yüzden kaybolup gidiyorlar, böyle atıl sitelerin örneklerini günümüzde görüyoruz ve ilerleyen günlerde de görüyor olacağız.

İnternet kitlesel pazardan kişiselleştirilmiş pazara geçişte bizler için büyük avantajlar sağlıyor, kendi t-shirt’ünü yap, kendi kartını yap, stickerlarını kendin dizayn et, kendi gitar kılıfını oluştur vesaire, vesaire örnekler böyle uzayıp gidiyor. Her şeyi kendin yap mantığıyla ilerlediği internet, ürünlerin de kişilere göre daha belirgin hale gelmesini sağlıyor. Günümüzde internetin yaygınlığıyla beraber modern hayatta kişi kendini birçok şeyden bağımsız hissettiğini kanıtlayabilmek için bu kendileştirilmiş ürünlere başvurması da kaçınılmaz oluyor.

Peki bu e-ticaret ticareti yapan kişiler için ne gibi yararlar sağlıyor, biraz buna değinelim; İnternet ölçeklendirilebilme açısından herhangi bir dükanda yapabileceğiniz masrafın çok çok daha azına, size kimin hangi ürünü daha çok sevdiği, alışverişi yapanların yaş aralıkları ve çeşitli sosyo ekonomik demografilerini size bir tuşla sunabiliyor ve bunlar üzerinde analiz yapmanızı kolaylaştırıyor. Herhangi bir mağzayı açsanız, kimin hangi rafta dolaştığını bile bilemeyecekken, e-ticaret size bunu bir anda sağlıyor, sanırım ucuzluğu, hizmet verme alanının kolaylaştırılması, fırsat eşitliği yaratması veya kişiselleştirilmiş ürünler yaratmasının dışında en önemli konuların içinde yer alan kısım intenetin kolay bir şekilde ölçeklenebiliyor olması.

Aşağıda e-ticaret iş çeşitleri bulunmakta;

– Business to Consumer (B2C). Örnek; hepsiburada

– Business to Business (B2B). Örnek; Alibaba

– Consumer to Consumer (C2C). Örnek; ebay

Kullanılan Teknolojiye Göre

– Peer to Peer (P2P); eMule

– Mobil Ticaret (M Ticaret);Ovi Store

Bir sonra ki ne olacak?

İnternet’in şu anda 2 milyar insan tarafından ulaşılabiliyor olması, pazar payınızın da ne kadar büyük olduğunu gösteriyor, bir yere gidip kasada bekleyip zaman kaybetmek yok, fiyat avantajları bol, tedarik ettiğiniz yerler dünyanın herhangi bir yerinden olabiliyor, herhangi bir hizmetinizi dünyanın her hangi bir yerinden karşılatmanız mümkün derken internet büyük bir sanal ekonominin de kapılarını sizlere açmış oluyor. Sosyal paylaşım siteleri, oyun siteleri, şu siteleri, bu siteleri derken gerçek hayatta harcadığımız zamanın çoğunu da internetle beraber geçirmiş oluyoruz, mobil internetin gelişmesi, her an cebimizde bu bilgi akışına katkıda bulunabilmemiz veya o anda bir şeyleri sipariş edebilmemiz bizlere hiç beklemediğimiz bir hızda her şeyin değiştiğini ve harcadığımız sürelerin kısaldığını gösteriyor. Peki bunun geleceği ne olacak? Ortaya çıkan bu yeni sistem sadece insanların günlük yaşamlarında süreçlere yaklaşımlarını değil aynı zamanda zihinsel yapılarını da değiştiriyor, derse başladığımızda ilk belirtilen kavramsal devrim de burada oluşmaya başlamış vaziyette, artık günlük yaşamımızda bilgiyi ışık hızında edindiğimiz için  olayları kronolojik sıralara dizmemiz daha kolay, neyin birinci,ikinci üçücü geldiğini internet sayesinde çok daha net görebileceğiz ve süreçlerin mutlak olmadığını ve göreceli olduğunu da göreceğiz.

Leave a Reply